SUÇ DUYURUSU
Ergenekon Davasını merakla ve hayretle takip ediyoruz. Karşımıza şaşırtıcı bir sürü vaka çıkıyor. Bu dava hayırlısıyla neticelenirse bir çok faili meçhul da aydınlanacak. Ayışığı, Sarıkız ve Eldiven adlı darbe planları da netlik kazanacak. Ülkemizde karanlık hava oluşturmak isteyenlerin yüzleri meydana çıkacak. Bütün milletin hissiyatı, bu davanın Susurluk Olayı gibi neticelenmemesidir. Buzdağının görünen kısmı suyüzüne çıkmıştır. Bundan sonra sıra buzdağının derinlerine doğru inmeye gelmiştir. Başta Başbakan olmak üzere, tüm Türkiye bu davanın tamamen üzerine gidilmesini ve sonuçlandırılması temennisinde bulunuyor. Ancak, önemli birisi hem de bir siyasi partinin genel başkanı, bu terör örgütüne açıktan destek veriyor. Normalde, hukukumuzda terör örgütüne hem maddi hem de manevi destek verenler suçlu addedilirler ve örgüte yataklık yapmaktan yargılanırlar. Şimdi ben, buradan bir suç duyurusu yapıyorum. Onca kanlı eylemi planlayan, Türkiye’yi karanlığa mahkum etmek isteyen bu terör örgütüne destek veren hem de avukatlığına soyunan CHP Genel Başkanı sayın Deniz Baykal’ı adaletimize şikayet ediyorum. Tüm savcıları bu hususta göreve davet ediyorum.
Sayın Baykal Ergenekon Davası başladığı günden itibaren sanki kuyruk acısı varmış gibi bir çerçeve çizdi. Sanki bu davanın ucu CHP’ye dokuanacakmış gibi davrandı. Bu davayı AKP kapatma davasının hep rövanşı diye lanse etti hep. Baykal’a göre dağ fare doğuracaktı ve iddianamesi olmayan bir davaydı bu. İddianame okunduktan sonra, doğrusu Baykal bakalım nasıl kıvıracak diye bekledim ama hiç de öyle olmadı. Sayın Baykal hiç kıvırmadı bilakis iddianameyi alaya alarak meseleyi cıvıklaştırdı, sulandırdı. Fakat hakikatte davanın taa derinlerin derinlerine uzandığını anlamamak için ciddi gayret sarfedilmeliydi. Türkiye’de hiçbir gücün suçsuz bir generali hapse atamayacağını sokaktaki çocuk bile biliyorken, sayın Baykal nasıl bilmezdi? Acaba bilmek mi istemiyordu, yoksa derinlerde bir yerde Ergenekon terör örgütü CHP ile buluşuyor mu? Benim endişem ve merakım bu. Bu endişe tamamen Baykal’ın tavırlarından kaynaklandı. “Ben Ergenekon’un avukatıyım” dedi. Birçok istihbari bilgiye göre ülkeyi karanlığa sürükleyen bu terör örgütünün varlığı ve planları sübut buldu. Peki, sayın Baykal neden bir terör örgütünü destekler? Haydi kendisi bunu destekledi, peki CHP’ye oy verenler bu hususta neler düşünür? Nitekim benim endişelerime cevap, Taraf Gazetesi’nin manşetinden verildi. Ergenekon Terör Örgütü’ne üyelerinin arasında sayın Baykal’ın da adının geçtiği iddia ediliyordu.
Yıllık iznimi kullanırken İzmir’e, Denizli’ye, Maraş’a, Adana’ya, Osmaniye’ye, Niğde ve Ankara’ya uğradım. Yer yer halkla sohbetlerimiz oldu. CHP’ye oy veren insanlarla muhabbetlerimiz oldu. Ergenekon’a lanet okuyorlar ve sayın Baykal’ı anlıyamadıklarını ifade ediyorlardı. Anamuhalefet parti lideri nasıl olur da bir terör örgütünü destekler,hiç anlam veremediklerini söyleyenler çoğunluktaydı. CHP’ye oy verenler, özellikle köylüler Atatürk’ün kurdurduğu bir parti olduğu için oy verdiklerini ifade ettiler. Karaoğlan’ın ,rahmetli Bülent Ecevit’in, CHP’yi çok iyi temsil ettiğini ifade ettiler. Dedem bile “Ecevit” diyordu, başka birşey demiyordu. Ben de fırsat buldukça, her ne olursa olsun, ülkemizin birlik ve beraberliğe çok ihtiyaç duyduğunu, kısır siyasi çekişmelerle mesafe alınamayacağını anlatmaya çalıştım. Hiç kimsenin oy verdikten sonra sıcak siyasete bulaşmamasını tavsiye ettim. Çünkü siyaset öyle kirli bir oyun ki meleğe şeytan elbisesi giydiriyor, şeytana da melek elbisesi. Ancak, ülkemizin üzerinden kara bulutların kalması için topyekün millet olarak dua etmemiz gerektiğini vurguladım.
CHP, Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti’nin kapatma davası hakkında verdiği karardan sonra oturup plan ve projeler geliştirmeli ve nerde hata yaptığını aramalı. Fakat bu bir temennidir ve korkarım CHP ve Genel Başkanı bu basireti sergileyemez. Çünkü, hatasını hata kabul etmiyene bir şey anlatmak maalesef imkansız gibidir. CHP kendini şimdiye kadar hep la yus’el gördü. Yani hesaba çekilemez bildi. Fakat hesapsızın tenceresinde pişen ise hep hata, hep yanlışlar olmuştur. Ferasetsizlik, basiretsizlik CHP’nin siyaset anlayışı olmuş artık. Döndürmeye çabalamak nafile...